Yeni Yurttaşlık Ritüelleri
Proje
Nokta Bulutu
Tasarımcı
Soft Baroque
Proje açıklaması

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beşiktaş Belediyesi’nin desteğiyle.

Makineler gerçekliği “okuduğunda”, nokta bulutları oluşturuyorlar. Bunları, bir araya gelerek üç boyutlu şekiller alan dijital düğümler olarak tanımlayabiliriz. Yapay zekânın doğuşuyla makineler ve yazılımlar gerçekliği “okumakla” kalmıyor, aynı zamanda yeni biçim ve tasarımlar oluşturuyor. Burada gördüğünüz mobilyalar da bu tür teknolojik gelişmelerden esinlendi. Sizi dünyanın makinelerin gözünden nasıl göründüğünü düşünmeye, tasarımların insan müdahalesi olmadan yaratıldığı otomatikleştirilmiş bir geleceğe dair hayal kurmaya davet ediyorlar. Gelecekte makineler, yalnızca kendi zevkleri için tasarlayacak olabilir mi?

Nokta Bulutu’nun her parçası bir nokta bulutunun düşük çözünürlüklü bir versiyonu ama burada noktalar pürüzsüz bir ağ içinde birbirine bağlanmıyor, aksine düğümler arasındaki bağlantılar değişken kıvılcımlardan ibaret. Parçalar, referans noktaları, fikirler, bedenler ve sistemlerin mecazi bağlantılarını ima eden tuhaf ve soyut bir diyagram oluşturuyor.

Nokta bulutları arazi topografyalarının, nesnelerin anatomisinin, yüz ifadelerinin ve beden hareketlerinin haritasını çıkarmak için kullanılabiliyorlar. Yeni nesil programlama bu 3D bilgisini sıradan nesnelerin nokta bulutlarını toplayan ve orijinal rekreasyon modelleri çıkarmayı “öğrenen” yapay zekâ sistemleri düzenlemek için kullanıyor. Bu durum sanat ve tasarım endüstrilerinde dijital sistemler ve insan müdahalesi olmadan üretilen nesneler hakkında soru işaretlerine yol açıyor.

Biyografi

Soft Baroque’un iki üyesi Nicholas Gardner (Avustralya) ve Saša Štucin (Slovenya) eşzamanlı olarak nesne tasarımı ve sanat alanlarında çalışıyor. Londra merkezli pratiklerinde, güzellik veya tüketici mantığını tamamen saf dışı bırakmaksızın çelişkili işlevler ve imgeler içeren işler üretmeye odaklanıyorlar. Kabul edilebilir mobilya tipolojileri ve kavramsal temsili nesneler arasındaki sınırları bulanıklaştırarak bir dizi yeni estetik ve işlevsel değer meydana getiriyorlar.

Pratiklerinde yapım merkezi bir rol üstleniyor, ikisi de nesnelerin hem tasarımcısı hem imalatçısı. Çeşitli malzemelere besledikleri ilgi sonucunda, ortaya muhtelif eserler çıkarıyorlar. İşlerinin arıtılmış, basitleştirilmiş formları yüzyıl ortasına özgü tasarım ilkelerini yansıtsa da günümüzde nesnelerin görülme ve dolayımlanma şekillerinin işlenebilirliğini anımsatan tekil işlerle kavramsal alana da dümen kırıyorlar. Geleneksel olarak, bir zanaatkârın bütün faaliyeti nesnenin imalatında kullanılan hammaddenin yakınlarında yürütülürdü. Soft Baroque da benzer bir biçimde işlerini metropol ortamında üretiyor: iç mekânlar için imal edilmiş işlenmiş malzemeleri, alışılmadık amaçlar için işliyorlar. Bu yeni hammaddeler, esas kullanımlarının yankısının hâlâ işitilebildiği nesnelere dönüştürülüyor.

Soft Baroque işlerini Londra’da V&A, Christie’s ve Somerset House’da, New York’ta Swiss Institute, Friedman Benda, Patrick Parrish galerisinde, Brescia’da A Palazzo Galeri’de, Kopenhag’da Etage Projects’te, Basel’da Depot Basel’da, Rotterdam’da Het Nieuwe Instituut’ta, New York’ta Collective Design’da, Monaco Nomad’da, St Moritz’te, Design Miami/Basel’de, Dubai Tasarım Haftası’nda ve Milano, Londra, New York ve Stockholm’da çeşitli fuarlarda sergiledi. 

Bu proje Ekim 2020’de ziyarete açılıyor.
LOKASYON
Beşiktaş Rıhtımı, Beşiktaş-Üsküdar Vapur İskelesi’nin yanı
BENİ ORAYA GÖTÜR
Daha Fazla Yeni Yurttaşlık Ritüelleri
SKREI ile Francisca Sottomayor & Sofia Magalhães
#sebze #kurgusal #yemelik
public works ile Freddie Wiltshire ve Billy Adams
#sebze #yemelik
Orkan Telhan + elii (Bir IMNA projesi)
#mikrobiyal #bedenleşmiş
DAAR (Mimarlığı Sömürgecilikten Arındırma Misafir Sanatçı Programı) / Sandi Hilal & Alessandro Petti
#insan #dekolonyal